İşletmelerin Ar-Ge ve İnovasyon Kapasitesini Arttıran Faktörler ~ KOBİ Girişim - Türkiye'nin KOBİ Platformu

8 Nisan 2018 Pazar

İşletmelerin Ar-Ge ve İnovasyon Kapasitesini Arttıran Faktörler


Değerli Dostlar;
Ekonomik olarak zor zamanlar geçirdiğimiz bugünlerde işletmeler finansal sorunlar (satış yapamama, tahsilat sıkıntısı, düşük kar marjı vb) yaşamaktadır. Özellikle iç piyasaya çalışan şirketler için durum giderek zorlaşmaktadır. Bu tip ekonomik sarsıntılardan korunabilmek için şirketlerin kar marjı yüksek katma değerli ürünler üretebilmeleri çok önemlidir. Katma değerli ürün veya hizmet ortaya koyabilmek için de iki kavram Ar-Ge ve İnovasyon karşımıza çıkmaktadır. Ar-ge ve inovasyon faaliyetlerinin arttırılması şirketler için olmassa olmazdır. Bugünkü yazımızda işletmelerin Ar-Ge ve İnovasyon kapasitelerini arttıran faktörler nelerdir onları inceleyeceğiz. Böylelikle Ar-Ge ve İnovasyon yaparak işletmesini büyütmek isteyen siz değerli girişimci/işletme sahibi dostlarımıza bir nebze olsun yol göstererek yardımcı olmayı hedefliyoruz.

Şimdi gelin bu faktörleri sıralayalım.

1- İhracat: 
İşletmelerin ihracat yapma durumu ile Ar-Ge, inovasyon kabiliyeti arasında pozitif bir ilişki vardır. Pozitif ilişkinin sebebi daha fazla ve farklı istekleri olan müşterilerden gelen geri bildirimlerin işletmeleri ürün ve hizmet üretiminde değişikliğe zorlamasıdır. İhracat yapan işletme sayısı arttıkça Ar-Ge inovasyon faaliyetlerinin de artacağı sonucuna ulaşılacağı açıktır. 2023 vizyonunda belirtilen 500 Milyar $ ihracat hedefi, ülkemizde ihracat yapan işletmelerin artmasına yol açacaktır. Bunun sonucunda Ar-Ge inovasyon kabiliyeti olan KOBİ’lerin sayılarında gözle görülür bir artış olacağı beklenmektedir. 2023 yılına kadar Ar-Ge inovasyon faaliyeti içine girecek KOBİ sayısının artacak olması KOBİ’leri doğru sektörlerde Ar-Ge yapmaya yönlendirme adına müthiş bir fırsattır.  Teknoloji yoğunluğu süper teknoloji yoğunluklu ve yüksek teknolojili yoğunluklu sektörlerinin KOBİ’lerin yönlendirilmesi gereken sektörler olması önemlidir. Bu öneme binaen; ihracat yapan sektörlerin dağılımı incelendiğinde; teknoloji yoğunluğu orta - düşük ve düşük teknolojili sektörlerde yer alan işletmelerin toplam ihracatın %65’ini yaptığı buna karşın yüksek teknoloji ve süper teknoloji yoğunluğuna sahip sektörlerin ihracat içindeki payının %2 olduğu görülmektedir. Düşük seviyede teknoloji ve bilgi içeren ürünlerin ihracatında ülkemizin kazandığı katma değer sınırlıdır. Ayrıca bu ürünlerin ihracatı işgücü maliyetleri düşük ülkeler tarafından tehdit edilmektedir. Bu nedenlerle ülkemizin ihracatı içerisinde katma değeri yüksek olan yüksek ve süper teknolojili sektörlerin yoğunluğunun arttırılması son derece önemlidir.
İhracatı yurtdışı müşterilerle iletişime geçerek bilgi paylaşımı, tecrübe kazanımı bunun sonucu olarak inovasyon ve Ar-Ge kapasitesinin artışı olarak algılayabiliriz.

2- Eğitim:
İşletme sahibinin eğitim durumu ile Ar-Ge, inovasyon kabiliyeti arasında pozitif bir ilişki vardır. İşletme sahibinin eğitim durumuna bağlı olarak Ar-Ge ve inovasyon yapma konusunda daha bilinçli kararlar aldığı sonucu doğrulanmaktadır. 

3- Çalışan Sayısı:
Çalışan sayısının inovasyon başarısında etkili bir faktör olduğu, bu konuda fazla çalışana sahip olan işletmelerin daha başarılı oldukları görülmüştür. Çalışan sayısı arttıkça Ar-Ge inovasyon yapma kapasitesinde artış görülmektedir. TÜİK tarafından yapılan yenilikçilik araştırması da benzer sonuçları içermektedir.

4- Teknolojik Altyapı:
İşletmenin kullandığı ileri teknolojiler ile Ar-Ge, inovasyon kabiliyeti arasında pozitif bir ilişki vardır. İşletmelerin kullandıkları Cad/Cam ve ERP gibi ileri teknolojilerin işletmelerin Ar-Ge ve inovasyon kabiliyetlerini arttırdığı görülmektedir.  

Bu makale yararlı oldu mu?
Yorumlarınızı bekliyoruz.

Tepkiler:

0 Yorum:

Yorum Gönder