31 Mart 2018 Cumartesi

Küresel Rekabette İnovasyonun Rolü

Değerli Dostlar;
Ülkelerin, gerek ulusal bazda sürdürülebilir ekonomik gelişmeyi sağlamaları, gerekse serbest piyasa ekonomisinde varlıklarını kanıtlamaları için teknolojik gelişmelerin hızlı değişiminin gerisinde kalmamaları gerekmektedir. Kapalı ekonomilerin özelliklerinden olan teknoloji transferi ile üretim yapma, küresel ortamın hızlı değişen koşulları karşısında zaman içinde transfer edilen teknolojinin eskimesi nedeniyle rekabetin sürdürülebilirliği açısından yetersiz kalmaktadır.

inovasyon küresel rekabet


Teknoloji transferi ile var olan teknolojileri tüketmek yerine, üretim sürecini yönlendirecek yeni teknolojilerin olgunlaştırılması gerekmektedir. Ancak yeni teknolojilerin geliştirilmesini yalnızca üretim sürecinin ihtiyaçları değil, aynı zamanda tüketicilerin rekabetin sonucu oluşan kalite ve çeşitlilik faktörlerine bağlı olarak değişen talepleri de şekillendirmektedir. Günümüzde, giderek artan rekabet ortamında tutunmayı kolaylaştıran ve sürdürülebilir gelişmeyi sağlayarak toplumsal refahın geliştirilmesinde etkin rol oynayan en önemli araçlar arasında bilgi ön plana çıkmaktadır. 

Küresel ortamda rekabet edebilir duruma gelmek, bilginin öneminin kavranmasına ve sınırlarının genişletilerek kullanılmasına bağlıdır. Küreselleşmenin sunduğu çok sayıdaki pazar olanakları ve bunun kaçınılmaz sonucu olarak artan rekabet, işletmelerin katma değerinde bilginin ve bilgiye dayalı sermayenin değerini arttırmaktadır. Bu bağlamda, bilginin değer yaratacak şekilde üretimi ve kullanımı, dünya ölçeğinde daha fazla talep edilir duruma gelmiştir. Bu nedenle bilgi üreten ve bilginin rekabet içindeki önemini kavramış işletmeler başarılı sonuçlar elde edeceklerdir.

Küresel rekabet edebilirlik, ekonomik sistemlerin yeni bilgiyi üretebilme ve kullanabilme yetenekleri ile doğrudan ilişkilidir. İnovasyon uygulamaları ile daha yüksek düzeyde verimliliğe, daha düşük maliyetlere, artan kar ve istihdam olanaklarına erişilmektedir. Sürdürülebilir rekabet avantajının sağlanmasında, maliyet ve kalitenin getirilerinin yanı sıra yeni pazarlara ulaşılması, daha fazla katma değer yaratılması ve daha fazla inovasyon yapılabilmesi etkili olmaktadır. 

İnovasyon kavramının artan öneminden hareketle ülkeler, ulusal politika gündemlerinde inovasyonu en üst sıralara taşımaktadırlar. Dünyada konu ile ilgili farkındalığın arttığı ve rekabet avantajlarını yitirmek istemeyen ülkelerin hızla adapte olduğu bu süreçte, ülkeler, inovasyon konusunda eksikliklerini gidermek ve ileriye yönelik adımlar atmak için yeni yaklaşımlar benimsemektedirler. Ülkeler uyguladıkları inovasyon politikaları ile işletmelerinin küresel rekabet ortamında güçlerinin arttırılması ve sürdürülmesini sağlamaya çalışmaktadırlar.


İnovasyon yeteneği ile rekabet arasındaki ilişki doğru orantılı olarak hareket etmektedir. Ülkelerin inovasyon kapasiteleri arttıkça rekabetçilikleri de artmaktadır. İnovasyon kapasiteleri yüksek olan ABD, Finlandiya ve İsveç’in yüksek inovasyon yetenekleri beraberinde rekabetçilik güçlerinin artmasını getirmektedir.


Tepkiler:

0 Yorum:

Yorum Gönder