31 Mart 2018 Cumartesi

KOBİ'lerin Ar-Ge ve İnovasyon Kapasiteleri

Değerli Dostlar;
Günümüzde hızla gelişen ve değişen piyasa koşullarında sayıca oldukça fazla olan KOBİ’lerin ülkemiz ekonomisine sağladıkları katkı büyük önem taşımaktadır. KOBİ’lerin güçlü yönlerini; tüketiciye yakınlık, yeniliklere daha yatkın olma, teknik yeniliklerle daha fazla verimlilik, esnek üretim kapasitesi, pazar şartlarına daha hızlı reaksiyon gösterebilme yetenekleri oluştururken finansmana erişim, yönetim ve organizasyon aksaklıkları, Ar-Ge ve inovasyon kapasitesinin düşüklüğü, tedarik ve stok yönetimi, nitelikli personel istihdamı, büyük ölçekli işletmeler ve üniversiteler ile işbirliklerinin yetersizlikleri zayıf yönlerini oluşturmaktadır.

kobilerde arge inovasyon


Türkiye’de de KOBİ’lerin mevcut sorunları arasında Ar-Ge faaliyetleri ile inovasyon yaratma ve yönetme konusundaki eksiklikler ilk sırada yer almaktadır. Nitekim KOBİ Stratejisi Eylem Planı (2011-2103) verilerine göre KOBİ’ler içinde yenilik faaliyeti yapma oranının en yüksek olduğu sektör, %34,7 ile imalat sanayi sektörüdür. Büyük ölçekli işletmelerin %48,6’sı 2006-2008 yılları arasındaki 3 yıllık dönemde teknolojik yenilik faaliyeti yürüttüğünü belirtirken, küçük ölçekli işletmelerde bu oran  %27,8’de kalmıştır. Teknolojik yenilik faaliyeti için finansal destek alanların oranı %23-27 seviyelerindedir ve işletme ölçeğine göre değişmemektedir. İmalat sanayindeki KOBİ’lerin %86,8’i düşük ve orta-düşük teknolojili sektörlerde faaliyet göstermektedir. KOBİ’ler Ar-Ge ve yenilik konusunda nitelikli eleman çalıştırmakta zorlanmakta ve bu nedenle, teknolojik yenilikleri izleme, teknolojik bilgiye erişme konularında zayıf kalmaktadır. KOBİ’ler bilgi eksiklikleri nedeniyle AB fonları, KOSGEB ve TÜBİTAK gibi destek veren kuruluşların imkânlarından da yeterince yararlanamamaktadır.

Ar-Ge faaliyetleri, sonuçları uzun vadede görülen ve belirsizlik derecesi yüksek olan faaliyetlerdir. Bu nedenle üretim odaklı işletmeler olan KOBİ’ler, üretime doğrudan, kısa vadede katkısı olmayan ve her zaman getirili bir faaliyet olarak sonuçlanmayan Ar-Ge çalışmalarına kaynak ayırma eğiliminde olmazlar. Ar-Ge çalışmalarının taşıdıkları riskler KOBİ imkânlarının üzerindedir. Bu düşünceden hareketle Ar-Ge faaliyetlerinin desteklenmesi özellikle KOBİ’lerin küresel rekabet ortamında ayakta kalabilmeleri açısından hayati önem taşımaktadır.

Günümüz pazar şartlarında sadece maliyet liderliği stratejisi ile rekabet artık yeterli değildir. Teknolojinin hızla ilerlemesi, küreselleşmeyle birlikte artan rekabet, ürün ve hizmette kalite, müşteri odaklılık ve ürün yaşam ömürlerinin kısalması gibi nedenler inovasyonun gerekliliğini ön plana çıkarmıştır. Müşteri istek ve ihtiyaçlarına cevap verebilmek kadar müşteri isteklerindeki çok hızlı değişim ve yeni ürün ve hizmetlerin ardı arkasına piyasaya çıktıkları pazar ortamında bilgi ve teknolojide değişim ivmesinin gücü rahatlıkla görülebilmektedir. Bir işletmenin, tüm bu durumlara cevap verebilecek kapasitede olmasında izlemesi gereken başlıca yöntem inovasyonu bir kültür olarak kendi organizasyonu içine yaymaktan geçmektedir. İnovasyon yapabilme ve her şeyden önce tek seferlik yapılan inovasyon faaliyetlerinin yetersiz olduğu bilinci ile sürdürülebilir bir yapıda inovasyon felsefesinin benimsenmesi KOBİ’ler açısından büyük önem taşımaktadır.

KOBİ'lere yenilik yapabilme yeteneği kazandırılarak rekabet güçlerinin arttırılacağı bir gerçektir. Bunu gerçekleştirmek için ise inovasyon yönetimi konusunda gelişmelerini sağlamak, inovasyon yapmak için gerekli finansmanın bulunmasındaki engelleri ortadan kaldırmak ve yenilik yapma konusundaki bilgiye erişim olanaklarını geliştirmek konusunda tedbirler almak ve politikalar geliştirmek öncelik arz etmektedir. Bu gerçekten yola çıkarak KOBİ’lerin rekabet güçlerini arttırmak için Ar-Ge ve inovasyon yaratma süreçlerinde karşılaştıkları sorunların ve engellerin araştırılması, bu konuda tedbirler alınarak yeni politikaların geliştirilmesi önem taşımaktadır.

Tepkiler:

0 Yorum:

Yorum Gönder