28 Kasım 2014 Cuma

Fırsatçı Girişimcilik

Fırsatçılık kişinin kendi çıkarı için toplumun diğer unsurlarına asgari önem vererek olaylardan ya da süreçlerden bencilce çıkar sağlaması olarak tarif edilebilir. Bu tariften ve toplumumuzun genel ahlaki değerleri dikkate alındığında fırsatçılık soğuk bakılan, tasvip edilmeyen bir davranış şeklidir.

fırsatçı


Fırsatçılığı iş hayatı ile ilişkilendirdiğimizde, kişisel ilişkilerdeki kadar negatif algılanan bir kavram olmadığını, aksine iş hayatı çerçevesinde işletmeler ve girişimciler için hayati bir kavram olduğunu görüyoruz. Nedenini hemen açıklayalım. İşletme sahibi tacir kimseler maksimum kar elde etme gayesi ile ticari faaliyetlerini yürütürler. Dolayısıyla bir tacirin gelirini maksimize etmesi ve gelirini arttırıcı faaliyetlere girişmesi pek tabiidir. Tacir, işletmesini rekabetin daha az olduğu ve gelecekte prim yapma ihtimalinin yüksek olduğu alanlara yönelterek diğer rakiplerinin önüne geçip kazancını artırmayı ya da ayakta kalmayı hedefler. Bu yüzden girişimci, çevresindeki fırsatları ve gelecekteki ihtiyaçları önceden öngörmeye çalışır. Öngörebildiği ölçüde girişimcinin ya da işletmenin başarılı olduğu sonucunu çıkarabilir.

Kişilerin girişimciliği tercih etmesinde; iş bulamama ya da yüksek kazanç getirecek, rekabetin nispeten az olduğu bir sektörü önceden sezip o işe atılma isteği rol oynar. Bu yaklaşımlardan birincisi ihtiyaçtan dolayı girişimcilik, ikincisi ise fırsatçı girişimcilik olarak tarif edilir. Ülkemizde aynı cadde üzerinde 3 bakkal varken 4. bakkalın açılması girişimci kişinin ihtiyaçtan dolayı girişimci olmasına dair iyi bir örnektir. Zira o kişinin aradığı işi bulamaması sonucunda kişisel gereksinimlerini elde edebilmek için zorunlu olarak o işi tercih ettiği açıktır. Fırsatçı girişimciliği ise geleceğin sektörlerini şimdiden tahmin edip o alanlarda şimdiden yer almak veya ithal edilen bir ürünün aynı kalitede daha ucuza imal edilip sunmak verilebilir. Diğer taraftan fosil yakıtların hızla azaldığı dünyamızda yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmek ve bunların teknolojilerini üretmek de fırsatçı girişimciliğe dair iyi bir örnek olabilir.

Geçtiğimiz günlerde açıklanan Küresel Girişimcilik Endeksi Türkiye sonuçlarına göre fırsatçı girişimcilerin oranı (fırsatları görüp girişimcilik faaliyetinde bulunan) 2011 yılından bu yana artış eğilimindedir. Aynı endekse göre kişinin eğitim düzeyi yükseldikçe, fırsata dayalı girişimcilik faaliyetinin arttığı, ihtiyaçtan dolayı girişimcilik faaliyetinin azaldığı tespit edilmiştir. Neden? Çünkü eğitim düzeyi yükseldikçe iş bulma imkanı artar.

Diğer bir çarpıcı sonuç da 2013 yılında fırsatları değerlendirmek amacıyla girişimcilik faaliyetinde bulunan kişilerin yüzdesi 67 iken, ihtiyaçtan dolayı erken dönem girişimcilik faaliyetinde bulunanların oranının %30 olmasıdır. İstanbul % 81 oranı ile fırsata dayalı girişimcilerin en yoğun olduğu bölge olmuştur. Nitekim ticari altyapısı ve nitelikli insan kaynağı ile İstanbul için bu sonuç tesadüfi değildir.


Sonuç olarak ülkemizde fırsatçı girişimcilik olgusu artarak devam etmektedir. Bu noktada politika yapıcı ve uygulayıcıların her girişimciye aynı mönüyü sunması yerine gelecek vaat eden, küresel dünyayı yakından takip eden fırsatçı girişimcileri öncelikle desteklemesi, desteklerin etkinliği ve verimliliği açısından çok daha kıymetli olacaktır.

0 Yorum:

Yorum Gönder