Kasım 2013 ~ KOBİ Girişim - Türkiye'nin KOBİ Platformu

İş Kurmak mı? İş Aramak mı?

İş Kuracak Girişimcilere Verilen Devlet Destekleri

KOSGEB Nitelikli Eleman İstihdam Desteğinden Nasıl Yararlanılır?

Neden Girişimci Olunur?

KOSGEB Test Analiz ve Kalibrasyon Desteğinden Nasıl Yararlanılır?

Girişimcilerin Motivasyonlarını Arttıran Sözler

KOSGEB Fuar Desteğinden Nasıl Yararlanılır?

Dekoratif Ev Yapımı Mum Üretimi Nasıl Yapılır?

KOSGEB Tanıtım Desteğinden Nasıl Yararlanılır?

Kaneviçe ile Girişimciliğe Adım Atın

18 Kasım 2013 Pazartesi

Neden Girişimci Olunur?

Önceki yazılarımızda “Neden Girişimci Olunmaz?” konusunu irdeleyerek bir girişimci adayının içini karartabilecek hemen hemen bütün unsurları dile getirmiştik. Konuyu irdelerken gayemiz girişimci adaylarını girişimcilikten soğutmak, yıldırmak değildi tabii ki. Sadece girişimci adaylarına işlerini kurmadan karışılabilecekleri olumsuzluklara dikkat çekmek istedik.

Neden Girişimci Olunur?”


Girişimcilik potansiyelinin yüksek olduğu söylenen ülkemizde (?), TUSİAD’ın yaptığı bir araştırmaya göre her 100 yetişkin içindeki girişimci oranı; Meksika 18.7, Güney Kore 15, İrlanda 12, ABD 11.7. İngiltere 7.7, İsrail 6, Japonya 5.1, Türkiye 4.6.dır. Bugünkü yazımızda, girişimci oranının bu denli az olduğu ülkemizde girişimciliğe olumlu tarafından bakarak “Neden Girişimci Olunur?” konusunu tartışacağız.

3,5 Milyon işletmenin kurulu olduğu ülkemizde bu kadar kişinin bir bildiği vardır ki girişimci olmuşlar diyerek konuya girelim.


“Neden Girişimci Olunur?”

İş fikrinize tutku ile bağlıysanız,

Geminin kaptanı benim, işimle ilgili tüm sorumluk bende olsun diyorsanız,

Müthiş bir fikriniz var, kesin tutacak ve pazarda çok rağbet görecek diye düşünüyorsanız,

Çalışma saatlerimi ben belirleyeyim, çok çalışmakta az çalışmakta sizin bileceğiniz iş ise,

Pazarda çok ciddi fırsat varsa, (Fırsatçı Girişimcilik: Doğalgazın ilk kez geldiği illerde doğalgaz tesisatı işi yapmak gibi.)

Sabit bir getiri yerine bir gün çok zengin olabilme ihtimaline sahip bir iş yapma niyetiniz varsa, (Aylıklı olarak bir senede kazanabileceğiniz parayı bir günde kazanabilme şansının olması ve refah içerisinde yaşayabilme umudu güzeldir. Bizdeki girişimcilerin çoğunluğunun amacı haklı olarak zengin olmaktır.)

Eş, dost, akraba ve çevrem çok fazla ve ikna-iletişim kabiliyetiniz yüksekse, (Özellikle esnaf işletmeleri için çevre olmazsa olmazdır.)

Yönetim organizasyon sizin işinizse,

Sektöre tecrübe sahibiyseniz (ille tecrübe şart değil ama işe girişmeden önce o işin tozunu yutmak faydalıdır.),

Bu iş için gerekli sermayem var, sektöre yeni bir nefes getirmek şartsa (Ali Sabancı’nın Pegasus’u kurması.),



Ürün/hizmet satıp parayı kasaya koymak çok keyifli geliyorsa, (Küçükken pazarda satış yapan bir çocuk olarak akşama doğru tüm ürünleri satıp kazanılan parayı tekrar tekrar saymanın verdiği haz bir başkadır.)

Çaldığım bütün kapılar yüzüme kapandı, girişimci olmaktan başka çareniz kalmadıysa (İş kurmak isteyen girişimcilerin önemli bir kısmının ihtiyaçtan-yapacak başka bir çaresi olmadığından iş kurduğunu görüyoruz.),

Bende başarabilirim, kendimi ispat etmek istiyorum gibi bir düşünceniz varsa, (Doğru bulmamakla birlikte çoğu girişimcide bu düşünce görülüyor. Kibir kötüdür…)

Genç yaşta emekli oldum, evde oturmak bana göre değil diyorsanız,

İlmimle topluma faydalı işler yapmak istiyorum gibi ulvi bir gayeniz varsa,

Girişimci Olunur.

Listeyi uzatmak mümkün, yorumlarınız yazıya renk katacaktır.

Not: Neden Girişimci Olunmaz? yazımızı da okuyarak Girişimci olmak veya olmamaya karar verebilirsiniz.

Neden Girişimci Olunmaz?


12 Kasım 2013 Salı

Baharat ve Aromatik Bitki Yetiştiriciliği

          Değerli Dostlar;
       Baharatlar ve aromatik bitkiler…. Kullanımı çok eskilere dayanan, kimi zaman şifa niyetine ilaçların hammaddesinde kullandığımız, kimi zaman da yemeklerimize tat katan baharatlar ve aromatik bitkiler. 

baharat

Aromatik bitkiler ve baharatlar birbirleri ile aynı sanılsa da aralarında ciddi farklar vardır. Aromatik bitkilerin yaprakları veya çiçekleri  taze, kurutulmuş, kıyılmış, kırılmış, dövülmüş şekillerde, yemeklerde, çaylarda, içeceklerde, soslarda vb kullanılır.

aromatik bitki


Baharatlar da aromatik bitkilere nazaran çok daha keskin aromalar olduğu gibi, baharat bitkisinin çok daha fazlasından, yaprağından, dalından, kökünden, gövdesinden, yumrusundan, tohumundan, çiçeğinden, bir anlamda her şeyinden faydalanılmaktadır.


                                       
Hemen hemen tüm yemeklerde, pastalarda ve hamur işlerinde kullanılan baharat ve aromatik bitki ticaretinde durumumuz nedir?

Ülkemiz önemli kimyon, kekik ve defne  ihracatçısıdır. Dünya dış ticaret hacmi 25-30 bin ton olarak tahmin edilen kimyonda yıllık üretimimiz 17 bin tona erişmekte bu da dünya üretiminin % 50’ sinden fazlasını karşılamaktadır.

Yine dünyada en fazla kekik ihraç eden ülke Türkiye olup, ülkemizden yılda yaklaşık 12.2 bin ton kekik ihraç edilmekte ve 22.50 Milyon $ gelir elde edilmektedir (İGEME 2006).
Diğer ihraç potansiyeli yüksek bitkilerimizden birisi de defne olup dünya defne ihtiyacının % 90’ının ülkemiz tarafından karşılanmaktadır.

Birde Safran vardır ki 1 gram altınla 1 gr Safran'ın fiyatı ile eş değer olduğu için Kırmızı Altın olarak değerlendirilir. Kaliteli Safran İspanya, İran ve Türkiye de ise sadece Safranbolu da yetiştirilir. Safranbolu’da yılda maksimum 20-25 Kg üretilebilen Safranının Kg 20 Bin TL’den satılmaktadır.

safran


Baharat ve Aromatik Bitki Yetiştiriciliğinde destekler nelerdir?

Tıbbi ve aromatik bitki yetiştiriciliğinde, başta Tarım Bakanlığı Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Hibe Programı olmak üzere Kalkınma Ajansları ve Avrupa Birliği Fonlarından yararlanılabiliyor. KOBİ ölçeğindeki firmaların yapacağı tarımsal uygulamalara yüzde 75’e kadar hibe, dönüm başına da 25 TL destekleme primi verilebiliyor. Damlama sulama için de Ziraat Bankası’ndan 5 yıl vadeli faizsiz finansman sağlanabiliyor.

Bu desteklerden yararlanmak isteyen girişimcilerin izleyeceği yolu sırasıyla şöyle özetlemek mümkün:

Önce uygun bir tarım arazisi bulmak gerekiyor. Bu girişimcinin kendi toprağı olabildiği gibi orman vasfını kaybetmiş hazine arazilerini kiralama şeklinde de olabilir.

İkinci aşamayı, yetiştirilecek ürüne karar verilmesi oluşturuyor. Ardından bunu projelendirmek; söz konusu arazi üzerine ne kadar tohum ekileceği veya kaç fidan dikileceğini hesaplamak gerekiyor. 

Kaç yıl süreyle söz konusu ürünü yetiştireceğinizi de belirlemelisiniz. Tabii bunun için ne kadarlık maliyet gerektiğini hesaplayıp geri dönüş süresini öngörmek de kazançlı bir yatırımın olmazsa olmazlarından. 

Tarım Bakanlığı, Kalkınma Ajansları ve ilgili AB fonlarından proje desteği sağlamak, hem maliyeti düşürmek hem de kazancı artırmak adına önemli bir adım. Çünkü proje uygun görüldüğü takdirde yapılan tüm harcamaların yüzde 75’i karşılanıyor. Yani tamamen karşılıksız hibe şeklinde destekleniyor.

Üretime geçildikten sonra, hasat için gereken tüm makine ekipman da faturalandırılarak yine yüzde 75’i söz konusu fonlardan karşılanabiliyor.  Satış ve pazarlama aşamasında ise yurtdışı fuarlara verilen desteklerden faydalanmak mümkün (Ekonomi Bakanlığı)

Yaşadığınız şehirde bulunan İl Tarım Müdürlüklerinden daha detaylı bilgi alabilirsiniz. Bir başka iş fikriyle tekrar görüşmek üzere….

7 Kasım 2013 Perşembe

Google Big Tent 2013 Ankara Etkinliği

Google Big Tent etkinliğinin ikincisi 5 Kasım’da, Ankara Cern Modern’de gerçekleştirildi. Ağırlıklı olarak öğrencilerin katıldığı etkinlikte BTK Başkanı Tayfun Acarer ve Google Başkan Yardımcısı Vint Cerf konuşmacı olarak yer aldı. Ussal Şahbaz, Canan Çakmakçı, Pozitron Kurucusu Fatih İşbecer ve Markafoni Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Afra’da Webrazzi kurucusu Arda Kutsal’ın moderatörlüğünde “İnovasyonun Ekonomiye Etkisi” konulu panelde düşüncelerini paylaştılar.

goocle big tent


Etkinliğin ana temasını “İnovasyonun Ekonomiye Etkisi” oluştursa da girişimciler açısından akıllarda kalan muhtemelen Acarer’in verdiği istatistikî veriler oldu. ICT alanında girişimci olmak isteyen ve mevcut işletmelerin sektörün gidişatını görmesi açısından faydalı bulduğum notları sizlerle paylaşmak istiyorum.

Bilgi ve İletişim Teknolojilerinde (ICT) Son Gelişmeler

ICT sektörünün 2012 Cirosu 44 Milyar $. Geniş band abone sayısı 34 Milyon. 19 Milyon hanenin %49’u internete bağlı. İnternet kullanıcısı 55 – 56 Milyon.

Facebook’a nüfusuna oranla en fazla (%69) üye olan ülkeler arasında Türkiye 2. sırada (1. Brezilya %75). Ülkemizde 32-33 milyon Facebook kullanıcısı olduğuna göre bu istatistikte bir yanlışlık olabilir! Facebook’a daha fazla içerik sağlamamız gerekiyor.

İnternet kullanımı 32 saat, Avrupa ve Dünya ortalamasından fazla. Son 6 yılda internet kapasitesi 63 kat artmış. 230.000 Km Fiber Hat kapasitesi var.

E-ticaret cirosu 16 Milyar $. E-ticaret 2012’de %18 büyüdü, 2013 tahmini %13. İnternet reklamcılığı %16 civarında büyüdü. 2012’de 600 Milyon $ olan cironun 2015 tahmini 1,3 Milyar $. İnternet pazarının hızlı genişleyeceği açıkça görülüyor şimdiden pozisyon almak faydalı olur.

İthal ettiğimiz her 100 telefonun 56’sı akıllı. Uygulama geliştiriciliği işinde ciddi fırsatlar girişimcileri bekliyor.

Mobil internet gelirleri %36 oranında arttı. 2016’da tahmini 4 Milyar $. Data trafiği son 4 yılda 15 kat arttı. Yılda 2 kat büyüme sağlanıyor. Artan data trafiğinde alt yapı yatırımları şart. Girişimciler bu pastadan pay alabilir mi?

Çok yakın bir zamanda 4G lisanslarını vereceğiz. 4G alt yapısının ülkemizde üretilebilir hale gelmesini bekliyoruz.

Konuşmasının sonunda Acarer, Data centerler kurulmasını, daha fazla hosting hizmeti verebilmeyi, youtube TR’nin açılmasını ve Google’ı daha fazla faaliyet içerisinde görmek istediklerini Google Başkan Yardımcısı Vint Cerf’e iletti.

“İnovasyonun Ekonomiye Etkisi” panelinde;

Sinan Afra girişimcilik ekosisteminin yeterince olgunlaşmadığını, start up’lara yatırım yapacak melek yatırımcıların Borsa’ya çıkış imkanlarının olmadığından bahsetti. Ayrıca girişimcilere devlet desteği vermenin çokta doğru bir iş olmadığı ifade etti. Girişimciye verilen destek neden doğru değil cevabını sizlere bırakıyorum. İnternet alanında inovasyon odaklı çok az site olduğunu bunlara örnek olarak ekşisözlük, itiraf.com ve yemeksepetini gördüğünü söyledi.



Fatih İşbecer’de internette var olan kotaların kalkması gerektiğini ve internet pazarının rezalet durumda olduğunu, 3 boyutlu printer teknolojisinin yakın zamanda yedek parça imalatı ile ayakta kalan Bursa gibi bir şehri yok edebileceğini belirtti. Çok iddialı bir düşünce ama üzerinde durmak şart.

google big tent


En son konuşma yapan Vint Cerf ise inovasyon faaliyetlerinde devletin yükleri azaltmasını ve ICT’de işlerin süreç içerisinde çalışarak belirli noktalara gelebileceğini söyledi. Belki çok daha fazla şey söyledi ama aklımda kalan bunlar.


Vint Cerf’e sorulan sorulardan biri de oldukça garipti. Eskişehir’den gelen üniversite öğrencisi girişimci olmak için Amerika mı Türkiye mi diye sordu? Adamcağız da buradaki ekosistemi bilmediğini söyledi. Bu sorunun cevabını ondan beklemekte ne derece doğru onu da sizlerin yorumlarına bırakıyorum. 

4 Kasım 2013 Pazartesi

Neden Girişimci Olunmaz?

Değerli Dostlar;
Sitemizde sizlere girişimciliğin iyi taraflarını gösteren ve girişimciliğe motive eden paylaşımlarda bulunuyoruz. Bunu yaparken madalyonun diğer yüzünü de göz ardı etmemeniz gerektiğini düşünerek girişimciliğe giden yolun hiç de güllerle kaplı bir yol olmadığını sizlere anlatmayı bir vazife sayıyoruz. O nedenle bugünkü yazımızda Neden Girişimci Olunmaz konusunu işleyeceğiz.

İş fikriniz var ve onu ticarileştirebilir miyim, yani girişimci olunur mu olunmaz mı sorusuna cevap arıyorsunuz. Bu yazımızda sizlere, neden girişimci olunmaz sorusunun cevaplarını vermeye çalışacağız.

Neden Girişimci Olunmaz?

1- Çalışma saatleri belli değildir. Bir gün sabah 8’den ertesi gün 8’e kadar çalışırsın, ertesi gün işe gitmezsin. Girişimciliğin ilk yıllarında tüm tanıdıklar tatile giderken uğurlayan hep sen olursun.

2- Kurumsal bir iş ortamı yoktur. Girişimci yeri geldiğinde her işi yapmak zorundadır. Temizlikten, şoförlüğe geniş bir sorumluluk alanını seni bekleyebilir.

3- Riske girmek girişimciliğin özüdür, risksiz bir hayatın girişimcilikte yeri yoktur.

4- Sabit bir gelir yoktur. Bir ay hiç kazanılmaz bir sonraki ayda yılı kurtaracak kadar para kazanılabilir.

5- Bir işin tamamının sorumluluğunu almak kolay değildir, yıpratır. Çalışanlarınızın işe sizin kadar sahip çıkmadığını görür delirirsiniz, hep bir mazeretleri vardır.

6- Sürekli iş stresi ile yaşamak zordur. Tahsilatlar, alacaklılar ve ekonomik krizler sizi dertten derde sürükler.

7- En meşakkatli iş kişileri yönetmektir. İnsanlara laf anlatmanın deveye hendek atlatmaktan daha zor olma durumu ile sıkça karşılaşılır.

8- Müşteri memnuniyetini sağlamayacağım diye sürekli alttan almak sabır taşını çatlatabilir.

9- İnovatif bir iş fikrin yoksa sektöre girebilmek ve sonrasında kalıcı olmak büyük emek ister.

10- Girişimci işinin en iyisi olmak için sürekli çalışmak, daha fazla çalışmak zorundadır. Tembel olma lüksü yoktur. Girişimci liderdir ve hem kendi hem de çalışanlarının motivasyonunu yüksek tutmalıdır.

11- En zor kişilerle ticaret yapmak iletişim beceresi gerektirir. İçe kapanık, asosyal bir girişimci karşılaşmaya 1-0 geride başlar.

12- Aile ve Mahalle baskısı özellikle işler kötü gittiğinde ayyuka çıkar. Azim ve kararlılıkta bir yere kadar seni ayakta tutar.

13- Bilgi yoğunluklu bir iş fikrin yoksa sermaye ve nakit çok önemlidir. Kısıtlı sermayeler ile yola çıkmak küçük bir fırtınada alabora olmanıza sebep olabilir.

14- Ürün veya hizmetin satışını yapar faturasını kesersiniz ama tahsilatını yapmak uzayabilir. Tahsilatı yapsanız da yapmasanız da bir sonraki ay KDV'yi ödemek zorundasınızdır.

15- Peşin vergi ödersiniz. Yıl sonu gelir elde edeceğiniz düşüncesi ile tahmini geliriniz üzerinden vergi ödersiniz. Ola ki zarar ettiniz öncesinde ödediğiniz vergi mahsup edilir.

Listeyi uzatmak mümkün, siz de girişimci olup başarısız olduysanız lütfen yorumlarınızı paylaşınız. Bir umut sizin vereceğiniz kısa bir bilgi bir girişimcinin ayakta kalmasına vesile olacaktır.

Bu makale yararlı oldu mu?

Yorumlarınızı bekliyoruz.