Offset Yasası ~ KOBİ Girişim - Türkiye'nin KOBİ Platformu

2 Ekim 2013 Çarşamba

Offset Yasası

Yerli Malı haftası ilkokul yıllarından kalan hoş bir hatıradır. Hafta boyunca yapılan etkinliklerde yerli malının ülke ekonomisi için önemine dikkat çekilir bütün öğrencilerden yerli malı getirmeleri istenirdi. Kimimiz nohut, bakla, kuru fasulye kimimizde ev yapımı reçel, marmelat vb. yiyecekler getirirdi. Etkinlikler kapsamında öğretmenlerimiz de alışveriş yaparken öncelikle yerli ürünü tercih edilmesi gerektiğini öğütlerdi.

Temelde yerli malı kullanılması; ülkemiz dövizlerinin dışarıya gitmesini önler. Bunun yanında insanlarımızın iş bulmasına ve dolayısıyla toplumumuzun refahının artmasına katkı sağlar. Bu yönleriyle ekonomimiz için öncelikle ele alınması gereken konular arasındadır.


Yerli malı kullanımının artmasında, büyük bir alıcı olan kamunun rolü büyüktür. Bugün toplam ilaç alımının %95’ini yapan kamu, ilaç alımında sağladığı fiyat avantajını artık ilaçların yerlileştirilmesi, yeni ilaçların araştırma geliştirme faaliyetlerinin Türkiye’de yapılması gibi konularda da göstermelidir.

Yerlileştirme alanlarına 3. Köprü, 3. Havaalanı, Hızlı Tren ve Metro ve Nükleer Santral Projelerini de ekleyebilir. Diğer taraftan THY ve Pegasus Hava Yolları’nın yapacağı uçak alımlarında da yerlileştirme konusunu gündeme alınmalıdır.

* Yerli oranının %50 üstü olmasının faydalarını sıralayalım.
* Teknoloji transferi ile üretim kabiliyetimizi ve kapasitesini arttırması,
* Know How transferi ile mevcut teknolojilerin ülkemizde de üretilebilmesi,
Cari açığın azaltılmasına olan pozitif etki,
* İşsizliğin azaltılması,
* Stratejik yatırımlarda dışa bağımlılığın azaltılması, stratejik öneme sahip yapıların, ürünlerin, santrallerin ülkemizde üretilebilmesi,
* Bölgesel gelişmişlik farklarını azaltıcı etkisi şeklinde sıralanabilir.

Yerlileştirmede metot nasıl olacak?

Offset Yasası şeklinde bilinen yerlileştirme uygulamalarında; ülkemize uçak satan, santral yapan işletmeler ile üretimlerinin belirli bir oranını ülkemizde yapmaya mecbur tutan alım sözleşmeleri imzalarsak ve bu noktada milli bir irade ortaya koyarsak bu konuyu halletmiş oluruz. İşletmelere ben senden şu kadar uçak alırım ancak aldığım uçakların parçalarının %50’sinden fazlasını Türkiye’den alacaksın diyebilmeliyiz. Zira hem THY hem de Pegasus’un alacağı toplam uçak sayısı yaklaşık 250 – 300 civarında. Bu kadar fazla âdeti olan bir alım sözleşmesinde alıcının da elinin kuvvetli olduğu bir gerçektir.

Eğer ki satıcı işletme ülkemizde hem kendinin üretim yapabilmesinin hem de taşeron bulmasının çok maliyetli olduğu konusunda sorunlar ortaya koyuyor ise bu konuda üretimi yapacak işletmelere TÜBİTAK, KOSGEB, Ekonomi Bakanlığı, Sanayi Bakanlığı gibi kuruluşlardan destek sağlanmalıdır.

Uçak, Nükleer Santral yapma kabiliyetimizin olmadığına göre “Yerlileştirmeyi” nasıl yapacağız?

Amerika’yı yeniden keşf etmenin bir anlamı yok. Gelişmiş ülkelerin gerisinde kalan ülkelerin yaptığını gibi yani taklit ederek yapacağız.  Uçak aldığımız Airbus ve Boeing şirketleri kendi ürettikleri parçaların teknik resimlerini ülkemizde ki işletmelere gönderecek KOBİ’lerimizde birebir üretecek. Hele bir de taklit ederken ürünlere kendimizden de inovatif bir şeyler katabilirsek ki bunun adı imovasyon oluyor tadından yenmez bir hal alır. Stratejik ürün olan bu yatırımlarda proje sadece taklit etmeyi amaçlasa da yine TÜBİTAK, KOSGEB gibi kurumlar bu yatırımları yapacak KOBİ’lere destek vermelidir.

Offset yasası 1933 yılından bu yana “Buy American” ile uygulanıyor. Dünyada da offset yasası uygulamalarının birçok örneği var. Ülkemizde bu konuda geçte olsa 2007 yılında çıkan “Offset Uygulamalarına İlişkin Tebliğ” ile bir adım atmış. Ancak şunu ifade etmekte fayda var ki tebliğin biraz daha açılması hatta zorunluluk teşkil etmesi açısından bir “Offset Yasasına” dönüştürülmesi gerekiyor. Yasada; uçak parçalarının %50’si ülkemizde yapılacak ve bu %50’nin %50’si KOBİ’ler tarafından gerçekleştirilecek gibi net ifadelerin bulunması uygulanabilirlik ve sürdürülebilirlik açısından çok önemli.


Ancak bu yasayı çıkararak ülkemiz KOBİ’lerinin gerçek anlamda teknolojik altyapısının ve üretim kabiliyetinin artmasına olanak sağlamış oluruz.

Tepkiler:

0 Yorum:

Yorum Gönder