Ekim 2013 ~ KOBİ Girişim - Türkiye'nin KOBİ Platformu

İş Kurmak mı? İş Aramak mı?

İş Kuracak Girişimcilere Verilen Devlet Destekleri

KOSGEB Nitelikli Eleman İstihdam Desteğinden Nasıl Yararlanılır?

Neden Girişimci Olunur?

KOSGEB Test Analiz ve Kalibrasyon Desteğinden Nasıl Yararlanılır?

Girişimcilerin Motivasyonlarını Arttıran Sözler

KOSGEB Fuar Desteğinden Nasıl Yararlanılır?

Dekoratif Ev Yapımı Mum Üretimi Nasıl Yapılır?

KOSGEB Tanıtım Desteğinden Nasıl Yararlanılır?

Kaneviçe ile Girişimciliğe Adım Atın

26 Ekim 2013 Cumartesi

Karabük Safranbolu Kristal Cam Teras

Değerli Dostlar;
Turizm ülkemizde orta gelir sınıfının yükselmesi ile önemi giderek artan bir sektör haline geldi. Bireylerin elde ettiği gelir arttıkça refah seviyesi yükseldi. Bununla birlikte daha fazla dışarıda yemek yeme, birden fazla tatile çıkma alışkanlıkları oluştu. Bu değişim kuşkusuz Turizm sektörüne pozitif katkı sağladı ve artan rağbet sektöre bir farkındalık getirdi.



Bu değişimle birlikte şehirlerimiz gerek Kalkınma Ajanslarının etkisi gerekse de Valiliklerin öncülüğü ile turizm pastasından daha fazla pay alma çabası içerisine girdi. Hemen her şehrin yöneticileri turizmi bacasız sanayi görerek bu alanda yapılan projelerin sayısını ve kalitesini arttırdılar. Deniz turizminin hava şartlarına aşırı bağımlı olması ve tatilcilerin değişen tatil algıları alternatif olarak Kültür turizmini ön plana çıkardı. Kültür turizmi sektörünün zayıf karnı elde ettiği gelirin düşük olması. Gelen turist günü birlik gelip konaklamadan şehirden ayrılıyor ve şehre yaptığı katkı beklentilerin altında kalıyor. Bu noktada kültür turizminde iddialı olmak isteyen şehirlerin, ürün çeşitlendirme konusu üzerinde fazlaca düşünmeleri gerekiyor.  
Kültür Turizmi Denince Akla Gelen ilk Yer : Safranbolu

Şimdi gelin ülkemizin Dünya Miras’lar listesinde yer alan tarihi evleri ile ünlü Safranbolu’da bu çeşitlendirme çalışmalarına güzel bir örnek olan Safranbolu Kristal Cam Teras’ın hikayesine bakalım. 

Tarihte Paplogonya olarak adlandırılan Safranbolu, Osmanlı Mimarisine sahip tarihi evleri, cinci hanı, ince kaya su kemeri, yemeniciler arastası, ile görülmeye değer. Tarihi evleri ile kültür turizminin önemli aktörlerinden olan Safranbolu, Karabük ilinin en gelişmiş ilçesi ve Ankara'ya 220 km, İstanbul'a 412 Km mesafede. Her iki şehre olan yakınlığı ile hafta sonu ve kısa tatil aralıklarında tercih edilen turistik bir ilçe.

Safranbolu’ya gelen turistler, tarihi doku içerisinde geçmişe yolculuk ederek Osmanlı Kültürünü derinden hissediyor. Bu ilk etapta bir hayret, şaşkınlık meydana getirerek Safranbolu’ya kendilerini hayran bırakıyor ancak 3-5 saatlik gezi sonrası o hava dağılarak bir sıkılma hali oluyor. Sıkılan turistlerin çoğunluğu yarım gün kalıp ya Amasra, Bartın gibi deniz kıyısı yerlere geçiyor ya da günü birlik geri dönüyorlar. Bunun sebebi gezilebilecek yerlerinin birbirine yakın olması ve sunulan ürün ve hizmetlerin sadece tarihi güzellikler ile sınırlı kalması. Bu yüzden yerli, yabancı turistler ve tur şirketleri Safranbolu’yu günü birlik bir destinasyon alanı olarak görüyorlar. Bu durum Safranbolu’nun turizmden beklediği geliri alamaması anlamına de geliyor kuşkusuz.

Safranbolu turizminde çeşitliliği artırmak amacıyla Karabük Valiliği, Tokatlı Kanyonu üzerinde yerden 80 metre yükseklikte ve 11 metre genişliğinde yapılan, 75 ton ağırlığı taşıyabilen Kristal Cam Teras inşa edilmesi çalışmalarına ön ayak olmuş. Roketatar mermisiyle dahi kırılmayan cam seyir terası, yaklaşık 400 kişiyi taşıma kapasitesine sahip. Teras eşsiz Tokatlı Kanyonu manzarasını turistlere sunuyor. Ülkemizde örneği bulunmayan cam terasın sadece Amerika’da bir örneği varmış. 


Safranbolu kristal Cam Terasın inşası ile Tokatlı Kanyonu ve ince kaya su kemeri Safranbolu’da mutlaka görülecek yerler arasına girerek ürün çeşitlendirmesi yapılmış. Şehir merkezine oldukça yakın olan cam terasta ücretlerde oldukça makul tutulmuş, çay 2 TL, giriş 3 TL, muska böreği 6 TL otopark ücreti 1 TL. Gidip görmeyen var ise mutlaka gidip tokatlı kanyonu manzarasında bir çay içmesini tavsiye ederim. (Fiyatlar artmış olabilir malum ekonomik dengeler)

Kristal Cam teras ile Safranbolu’ya gelen turistlerin şehirde kalma sürelerinde artış sağlanmış ve Safranbolu sadece tarihi evleri ile değil doğal güzelliklerinin ön plana çıkarılması ile de güçlü bir turizm seçeneği haline geldiğini söyleyebiliriz. Bu projenin hayata geçmesinde emeği olan herkese sonsuz teşekkürler.

Son olarak Safranbolu'da konaklamak isteyen tatilcilere bölgedeki oteller hakkında kısa bilgiler verelim. Oteller genel itibariyle butik otel konsepttinde ve düşük kapasiteli. Daha çok bir pansiyon havası uyandırıyor. Buna karşın tarihi doku içerisinde (Eski çarşı) tarihi konaklar oteller konaklamak için biçilmiş kaftan. Sıra dışı tarih kokan bir gece yaşamak isterseniz Safranbolu'da en azından bir gece konaklamanızı tavsiye ederiz. Hazır Safranbolu'ya gelmişken Cumhuriyet kenti Karabük'e de uğrayabilirsiniz. 

Değerli Okuyucumuz;
Yorum kısmına izlenimlerinizi paylaşırsanız memnun oluruz.

23 Ekim 2013 Çarşamba

Girişimciler İçin Atasözleri

Değerli Dostlar;
Gözünü karartıp kendi işinin patronu olan girişimciler için iş hayatı inişli çıkışlı bir hal izler. Öyle ki bazen her şey yolundadır, iyi para kazanılıyordur, bazen de siftah bile yapamadan kepenklerin indirildiği günler kapıdadır. Bu gelgitlerin yaşandığı bu serüvende girişimcinin motivasyonunu yüksek tutması, tutabilmesi fevkalade önemlidir. Hele bir de sizinle beraber çalışan, emek veren çalışanlarınız varsa sizin bir kat daha fazla pozitif durmanız gerekir ki çalışanları motive edebilesiniz. Şimdi gelin Girişimciler İçin söylenmiş Atasözleri neymiş bir bakalım. (Bir konuda atasözü oluştuysa o konuda uğraş verip cefa çeken çok olmuştur.)

Unutulmamalıdır ki Hiçbir Zafere Çiçekli Yollardan Gidilmez (La Fontaine).



Girişimcilik kariyerinde, girişimcilere her zaman yol gösteren, motivasyona katkı yapan atasözleri olmuştur. Aşağıda sıraladığımız atasözleri de bu manada umarım sizler için yararlı birer kaynak olur. Zenginlik katması ve diğer toplumlarda çalışma hayatı ve girişimciliğe bakışı ortaya koymak için Alman, İngiliz ve Çiz atasözlerini de derleyerek istifadenize sunmaya çalıştık.  

Boş gezmekten bedava çalışmak yeğdir.
Her kaşığın kısmeti bir olmaz.
Herkes bildiğini okur.
Herkesin arşınına göre bez vermezler.
Bostan yeşil (gök) iken pazarlığa oturulmaz.
Bir mıh bir nal kurtarır, bir nal bir at kurtarır.
Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır.
Çalışanı mal basar, tembeli uyku basar.


Toprağı işleyen ekmeği dişler,
İşten korkma, iş senden korksun. Babamın sürekli bana hatırlattığı söz.
Sefa ile yenen cefa ile kazanılır.
Tek kanatla kuş uçmaz. Birliğin, işbirliğinin önemini yansıtan bir söz.
Güvenme varlığa, düşersin darlığa. Hazıra dağ dayanmaz.
Cömert derler maldan ederler; yiğit derler candan ederler. Gaza gelmeyin anlamında.
Sermayen bir yumurta ise taşa çal. Sermayen işe yaramayacak kadar küçükse o işten hemen vazgeçmelisin. Hem katıldığım hem katılmadığım bir söz.
Ek tohumun hasını, çekme yiyecek yasını.
Taşıma (dökme) su ile değirmen dönmez.
Vakit nakittir.
Paranın yüzü sıcaktır. Ak akçe kara gün içindir. 
Parayı veren düdüğü çalar.
Öfkeyle kalkan, zararla (ziyanla) oturur.
At binenin kılıç kuşananındır.
İşleyen demir ışıldar.

Alman Ata Sözleri;
Çalışmak ekmek, tembellik kıtlık getirir.
İş, işi çeker.
Eğitim özgürlüğe götürür.
Herkes kendi kaderinin demircisidir.

İngiliz Ata Sözleri;
Az hiç yoktan iyidir.
Bir işi tamamlamak için birçok yol vardır.
Ucuz şey alabilecek kadar zengin değilim.
Senin açtığın dükkân, yeni dükkânların açılmasını sağlayacaktır.
Global bak, yerel davran.

Çin Ata Sözleri;
Güvendiğin kişilerle çalış, çalıştığın kişilere güvenme. Tuhaf ama bir o kadar da güzel bir söz


Zenginlik gübredir. Yalnızca saçıldığında yararlı olur.
Satın alırken kulaklarını değil, gözlerini kullan.
Dünyada kusursuz iki insan vardır. Biri ölmüştür, öteki ise doğmamıştır.



Bu Makale Yararlı Oldu mu?
Yorumlarınızı bekliyoruz.

11 Ekim 2013 Cuma

Dekoratif Ev Yapımı Mum Üreticiliği

Değerli Dostlar;
Evimizin, işimizin, elektriksiz gecelerimizin vazgeçilmesi Mumlar. Evde elektrikler gidince yana döne aradığımız ama evimizdeki halinden sıyrılıp çeşitli şekillere, enfes kokulara bürünen, belki bir akşam yemeğine, bir can sıkıntısına eşlik eden gecemizi aydınlatan sırdaşlar.
Bu yazımızda ev yapımı mum üreticisi olmak için neler yapılabileceğini anlatarak kabataslak da olsa aklınıza bir çentik atmak niyetindeyiz. Kim bilir girişimci adayları belki bu fikir size göredir.


Mum yapmak için illa bir atölyeye sahip olmanıza gerek yok evinizin bir bölümünü bu işe ayırarak atölyenizi oluşturabilirsiniz. Tabiki evde ilgilenmeniz gerek bir çocuk yoksa. Halk eğitim merkezi kursları, meslek edindirme kursları, el sanatları kursları gibi çeşitli kursları takip ederek dekoratif amaçlı mum üretimi işini öğrenebilirsiniz.



Biz yinede fikir vermesi açısından mumun nasıl yapıldığı konusunda kısaca bilgi verelim. Öncelikle mum yapımı için gerekli olan malzemeleri; stearin, parafin, renklendirici (pastel boya veya mum boyası), saf pamuklu ip ya da mum fitili, çiçek esansını temin ediyoruz.

Şimdi gelin mumun nasıl yapıldığına geçelim:

Parafini (Balmumu da olabilir.) bir kabın içinde kısık ateşte eritin. Stearini ekleyin. Boşluk olmasını engellemek için sıvı hale gelene kadar karıştırın. Renklendirici ve koku verici olarak mum boyası ve çiçek esansı ekleyebilirsiniz. Cam veya metal bir kabın içine fitili yerleştirin. Mumu kalıba dökerek 7-8 saat kadar soğumaya bırakın. Fitilin ucunu bir cm. kadar açıkta kalacak şekilde kesin. Mum kullanıma hazırdır. Mumun yapımı sırasında ve mum kullanırken çok çok dikkatli olmalısınız. Mum yapımı ile ilgili detaylı bilgi almak için aşağıda yer alan güzel videoyu izlemenizi tavsiye ederim.



Peki, nereden çıktı bu dekoratif mum imalatı?

Öncelikle imalatı kolay. Diğer taraftan ilk yatırım için çok fazla sermaye ihtiyacı yok. Çok fazla zamanınızı da almıyor. Hediyelik eşya dükkânları, çiçekçiler ve panayırlarda satışı yapılabilirliği çok fazla. Bir de el sanatları konusunda yeteneğiniz varsa ve hayal gücünüz genişse bu işte başarılı olma şansınız çok yüksek. Diğer taraftan bölgenizin turistik, yerel ve tarihi güzelliklerinin dekoratif mumlar ile sanat eseri haline getirip yapılması karlı bir iş modeli olabilir. Örneğin; Safranbolu, Trabzon, Kapadokya gibi yerlerde bu iş yapılabilir. Bu şekilde turistik eşya çeşitliliğinin artması da sağlanabilir.

Trabzon Valiliği ve Aliağa Belediyesi gibi kurumlar dekoratif mum imalatını destekleyerek eğitimler düzenlemeleri bu iş konusunda farkındalığın bir göstergesi. Bu kurumlar işi daha da ileri götürerek kendi işini kurmak isteyenler girişimci adaylarına Uygulamalı Girişimcilik Eğitimi veriyor ve KOSGEB’den 150.000 TL Girişimcilik Desteği almalarına imkân sağlıyor. Her iki kuruma da alkışlarımızı gönderiyoruz.

KOSGEB'den 150.000 TL Girişimcilik desteği nasıl alabileceğine dair yazımız sizler için, linke tıklayabilirsiniz.

http://www.kobigirisim.net/2013/07/kosgeb-yeni-girisimci-destek.html 


Hayal gücü yüksek ve eli sanata yatkın olan girişimci adayları kim bilir belki bu iş size göredir.




Mum yapımı ile ilgili kaynak: Tübitak, internet

2 Ekim 2013 Çarşamba

Offset Yasası

Yerli Malı haftası ilkokul yıllarından kalan hoş bir hatıradır. Hafta boyunca yapılan etkinliklerde yerli malının ülke ekonomisi için önemine dikkat çekilir bütün öğrencilerden yerli malı getirmeleri istenirdi. Kimimiz nohut, bakla, kuru fasulye kimimizde ev yapımı reçel, marmelat vb. yiyecekler getirirdi. Etkinlikler kapsamında öğretmenlerimiz de alışveriş yaparken öncelikle yerli ürünü tercih edilmesi gerektiğini öğütlerdi.

Temelde yerli malı kullanılması; ülkemiz dövizlerinin dışarıya gitmesini önler. Bunun yanında insanlarımızın iş bulmasına ve dolayısıyla toplumumuzun refahının artmasına katkı sağlar. Bu yönleriyle ekonomimiz için öncelikle ele alınması gereken konular arasındadır.