24 Temmuz 2013 Çarşamba

Girişim Sermayesi Nedir?

Girişimcilik destekleri ile ilgili yazılarımızdan sonra girişim sermayesi hakkında kısaca bilgi vermemiz gerektiğini düşünerek “Girişim Sermayesi ve Ülkemizdeki Durumu” yazımızı kaleme aldık. KOBİ’lerimize ve girişimcilerimize faydalı olması temennisi ile…

Murat Vargı, elinde bir iş planı ile 1990ların başında Türkiye’nin büyük işadamlarını dolaştı tek tek. Kariyerine başladığı Koç projeyi reddetti. Sakıp Sabancı da daha sonra projeye katılmadığı için “İçim yanıyır içim” diye yanacaktı. En sonunda Mehmet Emin Karamehmet projeye tamam dedi ve Turkcell doğdu. Her ne kadar Murat Vargı projenin sahibi ise de yatırımcı Çukurova Grubu finansmanın tamamını sağladığından büyük ortak oldu. Murat Vargı halen Turkcell’in %2,32’sine sahip. Fakat bu hisseler onu Türkiye’de bir dolar milyarderi yapıyor. Murat Vargı, aslında projesine yatırım yapacak birini aramıştı. Murat Vargı’nın yaptığı girişim sermayesi olmasa da iş fikri sahiplerinin elde proje ile dolaşıp finansman aradığı bir ülkedeyiz. Bu girişimciler için alternatif bir finansman modeli de girişim sermayesi.



Girişim sermayesi son yıllarda adını sıkça duyduğumuz bir kelime. Hatta Türkçe’de nasıl adlandırılacağı sorun olmakta ve sonunda venture capital (risk sermayesi) olarak, private equity’de (bireysel girişim sermayesi) olarak isimlendirilmektedir. Yeni kurulan işletmeler risk sermayesi ile, büyüme eğiliminde olan işletmelere yatırım da bireysel girişim sermayesi olarak anılmaktadır. Biz her ikisine de şimdilik girişim sermayesi diyeceğiz.

Temel amaç; yeni kurulan ve büyüme potansiyeline sahip işletmelere sermaye katkısında bulunan yatırımcıların belli bir sürenin sonunda yatırımdan çekilerek hisselerini ya girişimciye ya da üçüncü şahıslara satması veya şirketin durumu uygunsa borsaya açılarak yatırımından kar elde etmesidir. Yatırımcı tabii ki kar elde etmek ister. İş fikrinin sahibi de bu süreçte belki ticarileşmeye bile fırsat bulamadan parlak ama çöp olmuş fikirler arasında yerini alabilecek fikrinin iş hayatına girdiğini ve kendine de iyi bir kar bıraktığını görmüş olur. Bu anlamda bu bir alternatif finansman örneğidir.

İş Meleklerinden farkı, girişim sermayesinde yatırımcının da işletme yönetimi üzerinde söz sahibi olması fakat bu hakkını işletmeye mentorluk yani yol göstericiliği yaparak kullanmasıdır. Muhtemelen yatırımcı, iş becerileri zayıf olan iş fikrinin sahibini doğru yer ve zamanda yönlendirerek fikir sahibinin işletme yönetim kabiliyetine pozitif katkıda bulunması hem beklenir hem de teşvik edilir.

Türkiye’de ve dünyada başarılı örnekleri de mevcut. Türkiye’de Mobiliz Araç Takip Sistemleri, Mikro Ödeme gibi işletmeler son dönemde ortaya çıkan başarılı örneklerden. Microsoft, FedEx, Apple gibi işletmeler de Amerika’daki başarılı örneklerden.

Girişim ve Risk Sermayesi, son yıllarda en çok internet şirketlerini desteklemek için kullanılmakta. Fakat yoğun olarak enerji ve biyoteknoloji işletmelerinin finansmanında da kullanıldığı görülmekte.
Girişimcileri destekleyen her tür yenilikçi finansman modelinin desteklenmesi gibi girişim sermayesi de devlet tarafından desteklenmektedir. TÜBİTAK’ın bu konuda çalışmaları olduğunu duyuyoruz ama henüz ayrıntıları netleşmiş değil.

Öte yandan TOBB’un büyük hissedar olduğu KOBİ A.Ş. aslında bir Risk Sermayesi işletmesi olarak kurulmuş olmakla birlikte bugüne kadar sadece dokuz farklı işletmeyi portföyüne almış görünüyor. Rhea Grubuna satılan Vakıf Risk ve sektörün başarılı işletmelerinden İş Girişim Sermayesi sektörün önde gelenlerinden olmakla birlikte, SPK’ya göre 11 Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı bulunmaktadır.

KOSGEB ile Avrupa Yatırım Fonu, Türkiye’deki Girişim Sermayesi Fonlarını desteklemek için 2007 İstanbul Risk Sermayesi İnisiyatifi (IVCI)’ni kurdular. IVCI, doğrudan işletmeler yerine işletmelere ortak olacak fonları desteklemektedir ve şu ana kadar 9 ayrı fon desteklenmiştir. Ayrıca yine IVCI ortakları, daha çok büyüme eğiliminde olan işletmeleri destekleyecek daha büyük bir fonların fonu kurma hazırlığındadırlar.
Bunların yanında kısa bir süre içerisinde Avrupa Birliği fonlarından da desteklenecek G-43 isimli yeni bir fonun Eylül – Ekim aylarında kuruluşunun açıklanacağı beklenmektedir.

Türkiye’de girişim sermayesinin yatırımcı tarafı önümüzdeki günlerde hareketleneceği benzemektedir. Öte yandan hala tartışılması gerekli konular vardır ve bunları belki başka yazılar da tartışmalıyız. Girişim Sermayesi her zaman başarılı bir model midir? Yatırımcının mı Girişimcinin mi yoksa her ikisinin de mi işine geliyor? Büyük işletmeler neden girişim sermayesi şirketleri kuruyor? Amaç piyasaya giren yenilikçi fikirlere yatırım yapılması mı?


Mehmet Yavuz

Tepkiler:

0 Yorum:

Yorum Gönder