Haziran 2013 ~ KOBİ Girişim - Türkiye'nin KOBİ Platformu

İş Kurmak mı? İş Aramak mı?

İş Kuracak Girişimcilere Verilen Devlet Destekleri

KOSGEB Nitelikli Eleman İstihdam Desteğinden Nasıl Yararlanılır?

Neden Girişimci Olunur?

KOSGEB Test Analiz ve Kalibrasyon Desteğinden Nasıl Yararlanılır?

Girişimcilerin Motivasyonlarını Arttıran Sözler

KOSGEB Fuar Desteğinden Nasıl Yararlanılır?

Dekoratif Ev Yapımı Mum Üretimi Nasıl Yapılır?

KOSGEB Tanıtım Desteğinden Nasıl Yararlanılır?

Kaneviçe ile Girişimciliğe Adım Atın

28 Haziran 2013 Cuma

İşletmelerde Ortaklık Kültürü

Geleneksel işletmelerin inovasyona (yenilikçi düşünce) kapalı olmaları nedeniyle ekonomik kayıpları gün geçtikçe arttırmaktadır. Geleneksel işletmelerin tekrar güçlü konuma gelebilmeleri için yenilikçi düşünce kapasitelerini ve işbirliği faaliyetlerini arttırmaları gerekmektedir. Bu noktada işletmesini ayakta tutabilmek amacıyla bir bakkalın rakibi olan bir başka bakkal ile işbirliği yapması olağan karşılanması gereken bir durumdur.


geleneksel işletme



26 Haziran 2013 Çarşamba

İnovasyon Örnekleri

Değerli Dostlar
İşletmelerin kendilerini geliştirmeleri, güncel tutmaları ve yenilikçi-inovatif fikirler üretmeleri tüketici alışkanlıklarının hızla değiştiği günümüzde rekabet edebilmeleri için olmazsa olmazdır. İşletmelerin ayakta kalabilmelerini sağlayacak açılımların başında inovasyon gelmektedir. Eski köye yeni adet getiren inovasyon uygulamaları işletmelerin karlılıklarını ve rekabet güçlerini arttırmaktadır.

Küçük işletmelerde gerçekleştirilen birkaç başarılı inovasyon örneğini sizlerle paylaşmak istiyorum.


Toplu taksi: Toplu taksi, taksicilerin yolcuyu bıraktıktan sonra durağına geri dönerken boş gitmemek için yaptıkları bir satış-pazarlama inovasyonudur. Uygulamada durağına boş gitmek istemeyen taksici, dönüş istikametine gidecek yolcuların beklediği durakta “otobüs parasına taksi” diyerek yolcu toplamaktadır. Taksici bu sayede en azından gaz parasını kazanır.. Yolcu da otobüste ayakta gideceği mesafeyi hem kısa bir sürede hem de oturarak gitmektedir. Kazan-kazan prensibinin güzel bir örneği.

Çerçi (Bolbolcu): Çalışanlarda yemek saati dışında özellikle saat 14.30’dan çayın yanına bir şeyler yeme ihtiyacı olmaktadır. Bu ihtiyacı gören kantinciler (büyük ölçekte çalışanı olan kurumlarda yer alan vb.) pasta, börek vb. gibi ürünlerini sergileyebileceği küçük servis arabaları ile kat kat gezerek ürünlerini müşterilerine sunmaktadır. Bu noktada o an için alım ihtiyacında olmayan kişilerin bile görselliğin etkisi ile birden müşteri olmaktadır.

Kasap köfte: Kasapların (Her kasap yapmıyor maalesef.) kendi özel sosuyla ve el mahareti ile hazırladığı kasap köfte; ürün çeşitlendirmesi, müşteri için zamandan tasarruf sağlaması, satışları artırması ve kıymanın değerlendirilmesi açısından önemli bir ürün inovasyonudur. Ürünün yakın marketlerde pakette satılmasını bir sonraki inovasyon adımıdır. Bazı kasap köfteler çok yağlı ve kalın olmaktadır. Bu nedenle pişmesi zaman almakta bazı durumlarda köftenin içi çiğ kalabilmektedir.

Eve servis hizmeti: Müşterilerin belirli bir tutarın üstündeki anlık siparişlerini internet üzerinden (Msn, Facebook etc.) alarak siparişin eve teslim edilmesi bakkal işletmeleri için satış-pazarlama inovasyonuna güzel bir örnektir. Böylelikle bakkal, müşteri isteklerine anında reaksiyon göstermekte, müşteri memnuniyetini ve satışlarını arttırmaktadır.  Geçenlerde gazetede yer alan “Sanal ve Modern Kapıcınız e-kapıcı” uygulaması da bu uygulamanın benzer bir şeklidir. E-kapıcı da bakkallardan farklı olarak tavuklu nohutlu pilav, kahvaltı tabağı gibi yemek ürünler de bulunmaktadır. 

Yukarıda bahsetiğimiz inovasyon örnekleri, inovasyon örnekleri açısından deryada bir damla gibidir. İnovasyon örneklerini çoğaltmak mümkündür. Sizler de işletmeleriniz için inovasyona önem vererek satışlarınızı arttırabilirsiniz.

Bu makale yararlı oldu mu?
Sizlerin de uygulayarak başarılı olduğu inovasyon örneklerini lütfen yorumlar kısmına yazınız.

25 Haziran 2013 Salı

İşletmelerde İnovasyon Nasıl Yapılır?

Günümüzde KOBİ'ler ekonomik sıkıntılar yaşamaktadır. Buna karşın küçük ölçekte çalışma, hızlı karar alabilme vb. gibi avantajları hala devam etmektedir. İşletme sayısının artarak 2 Milyonu geçmesi de gelecekte de küçük işletmelerin var olacaklarının göstergesi olarak kabul edilebilir. Karların eridiği, rekabet güçlerinin giderek azaldığı KOBİ'lerin bu şekilde varlıklarını devam ettirebilmeleri kolay değildir. Peki, sayıları artan buna karşın karlılıkları azalan, büyük marketler ve AVM’ler karşısında rekabette zorlanan KOBİ'ler bu paradigmadan nasıl çıkacaklar?

KOBİ'ler için öncelikli çıkış kapısı İNOVASYONdur.


küçük işletmelerde inovasyon


23 Haziran 2013 Pazar

Esnafların Avantajları

Değerli Dostlar;
Esnafların finansmana erişim, tüketici alışkanlıklarının değişmesi, AVM’lerin yaygınlaşması gibi faktörlerin etkisi ile ekonomik kayıplarının arttığını, sürekli kan kaybeder hale geldiklerini önceki yazımızda belirtmiştik. Peki, bu kadar olumsuzluğa rağmen nasıl oluyor da esnaf sayısı bir önceki yıla göre 37 Bin artarak 2 Milyonu aşıyor? Demek ki bazı noktalarda sınırlar daralırken, esnafların KOBİ olmalarından kaynaklanan küçük ölçek, hızlı karar verme, esnek ürün/hizmet üretebilme yetenekleri gibi avantajları devam ediyor.

20 Haziran 2013 Perşembe

Esnaf ve Sanatkârların Sorunları ve Çözüm Önerileri

Değerli Dostlar;
     Esnaf işletmelerinin değişen tüketim alışkanları ile varlıklarını sürdürebilmeleri, kar elde edebilmeleri giderek zorlaşmaktadır. Günümüzde bakkal, hırdavatçı,  züccaciyeci, vb. tüm esnaflar; tüketici alışkanlıklarının değişmesi, AVM’lerin giderek yaygınlaşması, ürün çeşitliliklerinin az olması, e-ticaretin artması, yeniliğe açık olmama, finansmana erişim gibi nedenlerin etkisi ile önemli ölçüde ekonomik kayba uğramaktadır. Şimdi gelin kültürümüzde sağlam bir yeri olan Esnaf ve Sanatkârların önemini kaybetmelerinin sebepleri ve çözüm önerilerini açıklayalım.

1-  Tüketici alışkanlıklarının değişmesi: Alışveriş, ürün/hizmet satın almanın yanında, çocukların oyun oynayabileceği, yemek yenip kahve içilebileceği hatta sinemaya veya bowling salonuna gitmeyi de kapsayan çok fonksiyonlu bir yapı haline dönüşmüştür. Esnaf ve sanatkârlar tüketiciye bu alanda alternatif sunamamaktadır.

2-      AVM’lerin yaygınlaşması: Önceleri sadece büyük şehirlerde yer alan AVM’ler bugün birçok ilde faaliyet göstermektedir. AVM sayısı 54 ilde 299’a ulaşmıştır. Bu sayının 2014 yılında 347 olacağı öngörülmektedir. Sayının giderek artması ve özellikle çocuklara yönelik gerçekleştirilen etkinlikler, aileleri güven unsuru da dikkate alınarak AVM’lere yönlendirmektedir.

3-      Ürün çeşitliliklerinin az olması: Esnaf ve sanatkârlarda ürün çeşitliliği, dükkân alanının dar olması, yetersiz öz sermaye, stok maliyetleri, saklama koşullarının uygun olmaması, düşük satış adetleri gibi nedenlerle büyük marketler ve alışveriş merkezlerine göre oldukça azdır. Günümüzde tüketicinin ürün/hizmet satın almadan birçok markayı hem beğeni hem de ekonomiklik açısından değerlendirdiğinde Esnaf ve sanatkârların ürün gamı yetersiz kalmaktadır.

4-      e-ticaretin artması: e-ticaret tüm dünyada büyümektedir. Geçtiğimiz yıl büyük ülkelerde perakende sektörü yerinde sayarken e-ticaret yüzde 12 büyümüştür. Türkiye’de 2,5 milyar dolarlık e-ticaret hacmi ile her 5 internet kullanıcısından biri internet üzerinden alışveriş yaparken Avrupa’da bu oran iki katından biraz fazla, ABD’de ise bu oran dört katına yakındır. Türkiye’de sadece internet kullanıcısı genç kullanıcılara bakıldığında ise bu kesimin yüzde 97’sinin internet üzerinden alışveriş yapmaktadır. Paylaşılan tüm bu veriler Türkiye’de e-ticaretin önünün son derece açık olduğunu gösteriyor. Özellikle genç kullanıcıların internet üzerinden alışveriş yapma alışkanlığına sahip olma oranı, uzun yıllar boyunca e-ticaretin yükselmeye devam edeceğinin net bir şekilde ifadesidir. 

5-      Yeniliğe açık olmama: Ankara, Sakarya ve İzmir illerinde faaliyet gösteren KOBİ’ler üzerinde gerçekleştirdiğim bir anket çalışması sonucuna göre; Esnaf ve sanatkârların olarak nitelendirebileceğimiz 250.000 TL’nin altında ciroya sahip şahıs işletmelerinin %53’nde yeni fikir üretilirken, bu rakam Anonim, Limited ve Kolektif Şirketlerde (Tacir işletmeler) %70’dir. Aradaki %17’lik fark esnaf işletmelerin yeniliğe daha az açık olduğunun göstergesidir.














Finansmana erişim: Esnaf ve sanatkârların finansmana erişim kapasiteleri bankacılık mevzuatı ve bilançolar nedeniyle istenilen seviyede değildir. Ülkemizde Esnaf ve sanatkârların toplam krediler içerisinde ki payı %23’dür. Kredi temin etmek isteyen Esnaf ve sanatkârların ya güçlü bir teminat ya da iki devlet memurunun kefil olması istenmektedir. Bu da krediye erişim imkanını zorlaştırmaktadır.

Çözüm: 
     Esnaf ve sanatkârların kendilerini devem ettirebilmeleri amacıyla aşağıda yer alan maddelerin uygulanmasını faydalı olacağı kanaatindeyiz.

 1- AVM'lerin şehir dışına taşınması, bölge ihtiyacına göre açılacak AVM sayısının belirlenmesi
 2- Birbirine yakın lokasyonlarda açılacak olan dükkan sayısının Esnaf Odası tarafından belirlenmesi (Aynı mahallede 3-4 bakkal olmasın gibi)
3- Dükkan açmak için belirli kriterler getirilmesi
4- Esnaf ve sanatkârların ticari faaliyetlerinde  (Alım-Satım- pazarlama) işbirliğine yönlendirilmesi (KOSGEB İşbirliği Güçbirliği Desteği Yazımıza mutlaka göz atın.)
5- Vergi ve Bağkur ödemelerinde kolaylıklar getirilmesi

     Esnaf ve sanatkârların işletmelerinin zayıf yönlerini, kısmen çözüm önerilerini,  yukarıda özetlemeye çalıştım. Bir sonraki yazımda Esnaf işletmelerin avantajlarını ve inovatif uygulamalar gerçekleştirerek fark oluşturan esnafları göreceğiz.

Editörün Notu: Sizlerin de çözüm önerileri varsa lütfen yorumlar bölümünde paylaşın...




15 Haziran 2013 Cumartesi

Girişimci Olmaya İten Sebepler

Değerli Dostlar;
İlkokul yıllarında “Büyüyünce ne olmak istiyorsun?” sorusuna cevaben hemen herkes; doktor, hâkim, savcı, öğretmen gibi meslekleri vermiştir. Peki hiç bakkal dükkânı açmak, yazılım şirketi kurmak veya genel anlamda girişimci olmak istiyorum diyen arkadaşınız oldu mu? Benim olmadı. Olmamasını girişimciliğin bir meslek olmamasına bağlayabiliriz belki ama ilerleyen yıllarında da girişimcilik algısının değişmediğini görüyoruz.

     Nitekim üniversite eğitimim içerisinde de iş aramak iş kurmak dengesinde kazanan hep iş arayan taraf oldu. Uzun uzun unvanları olan hocalarımızın “İngilizce'nizi geliştirin çok uluslu firmalarda işe girin” nutuklarından sonra farklı bir düşüncenin gelişmesi çokta kolay değildi belki.


girişimcilik algısı


Yapılan araştırmalarda AB’de yaşayan bireylerin % 37’sinin girişimci olmak istediğini, Türkiye de ise bu oranının % 85 olduğunu görüyoruz. İlkokul ve devam eden eğitim yıllarında hiç aklımızda olmayan girişimcilik algısının bireyin çalışma hayatına başlanmasıyla birlikte  bu denli artmasının sebepleri ne olabilir?

        Bu sebepler; işe girdikten sonra karşılaşılan düşük maaş, iş bulamama, firma sahiplerinin iyi şartlarda yaşaması, bende yapabilirim düşüncesi ve çalışma şartları olarak sıralanabilir. İş kurma isteğindeki artışta iş yerinde kazanılan tecrübenin de katkısı olduğunu unutmayalım. İş hayatına atılmış bireylerde çalışma hayatı test ettikten sonra akıllarda girişimcilik yani kendi işinin patronu olma hissiyatı belirmektedir.

     Girişimciliğe karşı olan bu yönelim eğer nitelikli/katma değer üreten, teknoloji odaklı olması ülkemizin gelişmesi için bulunmaz bir nimettir. Lakin işin kolayına kaçıp kolay işlere girip kısa yoldan zengin olma düşüncesiyle girişimci olmak isteniyorsa o zaman sorunlarımız var demektir.

Konuyu bir örnekle açalım. 

     Lastikçide çalışan kalfanın, patronunun yaşam standartı ile kendininkini mukayese etmesiyle, kafasında bir dükkân açma fikri doğuyor. Az olsun benim olsun düşüncesi ile işe koyuluyor genç kalfa. Sonrasında birbirine rakip, düşük karlılıkla iş yapmaya çalışan iki lastikçimiz oluyor. İşte bu mantık özellikle esnafların büyümelerinin önüne set çekiyor. Bu set özellikle esnaflarımızın patinaj yapmasına hatta geriye gitmesine sebep oluyor.

    Bu seti aşmak için girişimcilerimiz iş yapma biçimlerini, tüm süreçlerini ve rakiplerini iyi analiz etmek mecburiyeti içindedir. 

Eski bir mutasavvıfın söylediği “Dün geride kaldı şimdi yeni şeyler söylemek lazım” lafı bu noktada çok şey anlatmaktadır.

12 Haziran 2013 Çarşamba

Türkiye'den Facebook Çıkar mı?

Değerli Dostlar;
Girişimcilerin işletmelerini konumlandırmak istedikleri nokta, vizyonları ve faaliyet gösterdikleri sektör ile yakın ilişki içerisindedir. Öyle ki mahallemizin bakkalının, kasabının, gelecek öngörüleri ile bir yazılım işletmesinin, veya makine imalatçısının ki örtüşmeyebilir. Türkiye'de Şen Kasap işletmesinde işverenin aylık net kazancının 1500 - 2000 TL (Kalır mı?) arası olması işletme sahibi için yeterli olabilir. Bu noktada girişimcinin herhangi bir büyüme vizyonu olmayabilir.


10 Haziran 2013 Pazartesi

Küçük İşletmelerin Rekabet Gücü

Değerli Dostlar;
Bilgiye erişimin kolaylaşması ile pazara sunulan ürün ve hizmetler giderek aynılaşmaktadır (akıllı telefonlar, otomobiller gibi). Bu değişim ile inovatif (yenilikçi ve ticari kazanç getiren) fikirlerin önemi gün geçtikçe artırmaktadır. Bugün bilgi, rekabetin ciddi bir unsuru haline gelmiştir. Bu düşünceden hareketle bilgi üreten yenilikçi işletmelerin geleceğin başarılı yüzleri olacağı açıktır.

kobilerin rekabet gücü

7 Haziran 2013 Cuma

KOBİ'lerin Türkiye Ekonomisindeki Önemi

Değerli Dostlar;
Gündemimizde giderek artan bir şekilde yer alan KOBİ’ler, işsizliğin azaltılmasına olan katkıları, toplam yatırım içerisindeki payları, büyüme potansiyelleri, ihracat kapasiteleri, esnek imalat yöntemleri, hızlı ve dinamik yapıları ile ülke ekonomileri için vazgeçilmez bir aktör durumundadırlar.

TÜİK tarafından açıklanan iş kayıtları istatistiklerine göre Türkiye’de 3.422.163 işletme bulunmakta ve bu işletmelerin %99,89’unu KOBİ’ler oluşturmaktadır.  Bu oran 27 AB ülkesinde %99,8 ABD ise %98,9’dir. Bu oranlar KOBİ’lerin ülke ekonomilerinin omurgasını oluşturduğunu göstermektedir.




Türkiye, Avrupa Birliği ve ABD KOBİ Tanımı

Değerli Dostlar;
KOBİ Girişim web adresimizde girişimciler ve işletmeler yararına yazılar paylaşarak siz değerli okuyucularımıza faydalı olmaya çalışıyoruz. Misyonumuzdan bir tanesi de işletme ve girişimci adaylarına devlet destekleri hakkında bilgiler vererek onların gelişimine bir nebze olsun katkıda bulunmak. Devlet destekleri ile ilgili birçok kriter bulunmakla birlikte ana odak noktası KOBİ'lerdir.  Bu bağlamda bizler de sizlere öncelikli olarak KOBİ tanımı nasıl yapılır? KOBİ nedir? KOBİ kriterleri nelerdir? KOBİ olma şartları nelerdir? İşletmem KOBİ mi? gibi temel sorular hakkında bilgiler vermek istedik. Şimdi gelin KOBİ ne demekmiş o konuda bilgi verelim. 

Ülkemizde KOBİ tanımına standart getirilmesi amacıyla KOSGEB tarafından 24.06.2018 tarihinde çıkarılan çıkarılan yönetmeliğe göre; 
  • 250 kişiden az yıllık çalışan istihdam eden,
  • Yıllık net satış hasılatı veya mali bilançosundan herhangi biri 125 milyon Türk Lirasını aşmayan 
işletmeler KOBİ olarak tanımlanmaktadır.


KOBİ'ler çalışan sayısı, mali bilanço toplamı ve net satış hasılatına göre mikro işletme, küçük işletme ve orta büyüklükteki işletme olarak sınıflandırılmaktadır. 

KOBİ'ler sermaye ve oy haklarına göre de bağımsız işletme, ortak işletme ve bağlı işletme olmak üzere üçe ayrılmaktadır.

KOBİ'lere somut örnek vermek gerekirse, mahallemizdeki bakkalı, kasabı, kuaförü sanayi sitelerindeki oto tamircilerini, kaynakçıları, yedek parçacıları, marangozları sanayi bölgelerinde mobilya imalatçılarını, makine imalatçılarını, bakım onarım işletmelerini şehir merkezlerinde lokantaları, fotoğrafçıları, taksicileri vb'ni gösterebiliriz.

KOSGEB, desteklerini KOBİ'lere kullandırmaktadır. Dolayısıyla bir işletmenin KOBİ tanımına girip girmediği önem arz etmektedir. Eğer bir işletme yukarıda paylaşılan kriterleri sağlıyorsa KOBİ'dir ve KOSGEB desteklerinden (sektörü uygunsa) yararlanabilir. Eğer bir mali dönemde çıkmışsa yine yararlanabilir. Ancak üst üste iki yıl kriterleri sağlamıyorsa İŞletme KOBİ tanımından çıkar ve KOSGEB desteklerinde yararlanamaz.    

Ülkemizde KOBİ tanımı ile ilgili kriterler hakkında bilgi aldıktan sonra şimdi Avrupa Birliği (AB) ve ABD'deki kobi tanımlarını inceleyelim.

Avrupa Birliği KOBİ Tanımı;


Avrupa Birliği (AB), KOBİ tanımları konusunda gerek ulusal gerekse de birlik bazında karışıklığa neden olmamak için yeni bir ortak tanım geliştirmiştir. Tablo 2’de 1 Ocak 2005 yılında güncellen KOBİ tanımı; işçi sayısı, ciro, bilanço büyüklüğü ve bağımsızlık derecesinden oluşan ölçütler verilmektedir.

AB’de KOBİ’lerin Sınıflandırılması
Ölçek
Çalışan Sayısı
Bilanço (Milyon €)
Ciro (Milyon €)
Bağımsızlık
Mikro
≤ 9
≤ 2
≤ 2
Büyük
İşletme hissesi
Küçük
10 - 49
≤ 10
≤ 10
Orta
50 - 250
≤ 43
≤ 50

ABD KOBİ Tanımı;

ABD’de standart bir KOBİ tanımı bulunmayıp işletmeler faaliyet gösterdikleri alanlara göre çalışan sayısı ve satış hacmi kriterlerine göre değerlendirilmektedir. Ayrıca bir işletmenin KOBİ sayılabilmesi için kar amacı gütmesi, bağımsız olması ve alanında baskın işletme olmaması şartları aranmaktadır.  ABD Küçük İşletmeler İdaresi (SBA) tarafından tanımlaması yapılan sektörlere örnek vermek gerekirse;

İmalat Sektörü: Üretilen ürünün tipine bağlı olarak maksimum çalışan sayısı 500 – 1500 aralığında olabilir.

Toptan Perakende Satış: Satışı yapılan ürünlere bağlı olarak maksimum çalışan sayısı 100 – 500 aralığında olabilir.

Hizmet Sektörü: Verilen hizmete bağlı olarak yıllık satışlar 2,5 ile 21,5 Milyon $ aralığını geçmemelidir.

Perakende Satış: Satışı yapılan ürünlere bağlı olarak yıllık satışlar 5 ile 21 Milyon $ aralığını geçmemelidir.

İnşaat: İnşaatın tipine bağlı olarak yıllık satışlar 13,5 ile 17 Milyon $ aralığını geçmemelidir.

Tarım: Üretilen tarım ürününün tipine bağlı olarak yıllık satışlar 0,5 ile 9 Milyon $ aralığını geçmemelidir.

6 Haziran 2013 Perşembe

KOBİ Girişim - KOBİ ve Girişimci Danışmanlığı


Değerli Dostlar;
Küreselleşme ile birlikte sınırların ortadan kalktığı dünyamızda KOBİ ve Girişimciler için rekabet giderek artmaktadır. Bilgiye erişimin kolay hale gelmesi dünyanın herhangi bir noktasında yer alan ürün veya hizmetin başka bir noktada üretilebilmesine imkân veriyor. Bunun sonucunda ürünler ve hizmetler giderek birbirine benziyor. Aynılaşmanın çok hızlı yaşandığı günümüzde işletmelerin ayakta kalabilmesi gün be gün zorlaşıyor. Gelinen bu noktada geleceğin başarılı işletmeleri tüm süreçlerinde farklı çözümler üreten, bilgiye önem veren inovatif KOBİ'ler ve Girişimciler olacaktır.

Bu serüvende KOBİ ve Girişimcilerin faaliyetlerine bir nebze olsun destek vermek amacıyla kurulan sitemiz KOBİ ve Girişimcilere yönelik 
  • Devlet Destekleri (KOSGEB, TÜBİTAK), 
  • Ar-Ge İnovasyon, 
  • Verimlilik, 
  • Kurumsallaşma Projeleri
  • Girişimcilere yönelik Girişimci İş Planı yazımı konularında danışmanlık  hizmet vermektedir.
KOBİ Girişim ekibi olarak ana odak noktamızı; KOBİ ve Girişimcilerin rekabet imkânları, karşılaştıkları güçlükler, finansal kaynaklara erişim kapasiteleri, iş fikirleri, Ar-Ge ve inovasyon kavramları gibi konuları incelemeye, gerektiğinde özellikli konular hakkında uzman kişilerin görüşlerini de alarak farklı bakış açıları kazandırmak oluşturmaktadır.